MAKÜ Bilim Kafe’de üniversite yaşamında ailenin rolü konuşuldu
MAKÜ Bilim Kafe’de düzenlenen “Üniversite Yaşamında Ailenin Rolü” etkinliğinde, üniversiteye yeni başlayan gençlerin uyum süreci, ailelerin değişen rolleri, sağlıklı iletişim ve psikolojik iyi oluş konuları ele alındı.
Yapılış Tarihi | 21 September 2026, Monday
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Bilim Kafe, yeni akademik yılın ilk günlerinde öğrenciler ve velileri bir araya getiren “Üniversite Yaşamında Ailenin Rolü” etkinliğine ev sahipliği yaptı. Medusa Vadi Kafe’de gerçekleştirilen buluşmada; üniversiteye yeni başlayan gençlerin uyum süreci, ailelerin değişen rolleri, sağlıklı iletişim, psikolojik iyi oluş ve üniversite yaşamında karşılaşılabilecek riskler ele alındı.
Öğrenci ve velilerin yoğun ilgi gösterdiği programın moderatörlüğünü MAKÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Firdevs Savi Çakar üstlenirken, Prof. Dr. Özlem Tagay, Prof. Dr. Gökmen Arslan, Doç. Dr. Canan Gönüllü ve Doç. Dr. Serap Özdemir Bişgin konuşmacı olarak katıldı.
“Üniversiteyle birlikte ailelerin rolü de değişiyor”
Programın açılışında konuşan Prof. Dr. Firdevs Savi Çakar, öğrencilerin üniversiteye başlamasının aileler açısından da yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirtti. Çakar, ailelerin gençlere destek olurken onların yerine karar vermemesi ve bağımsızlık alanı tanımasının önemine dikkat çekti.
Prof. Dr. Özlem Tagay, “Üniversite Yaşamında Gençleri Bekleyen Temel Beklentiler ve Roller” başlığında yaptığı değerlendirmede, üniversite döneminin gençlerin çocukluktan genç yetişkinliğe geçiş sürecinde önemli bir aşama olduğunu ifade etti. Ailelerin; zaman yönetimi, bütçe planlaması, kişisel bakım ve akademik sorumluluklar gibi konularda gençlere yol göstermesi, ancak kendi sorumluluklarını üstlenmelerine de fırsat tanıması gerektiğini söyledi.
Tagay ayrıca öğrencilerin ihtiyaç duyduklarında MAKÜ Psikolojik Danışma Merkezi’nden ücretsiz destek alabileceklerini belirterek, danışmanlık hizmetlerinin yalnızca ciddi sorunlar yaşayan öğrencilere yönelik olmadığını vurguladı.
“Üniversite yalnızca derslerden ibaret değil”
Doç. Dr. Canan Gönüllü ise “Üniversite Yaşamında Sağlıklı İlişkiler” başlığında üniversite yıllarının gençlerin kişisel ve sosyal gelişiminde önemli bir dönem olduğunu dile getirdi. Gönüllü, ailelerin bu süreçte gençlere koşulsuz destek vermesinin ve sağlıklı iletişim kurmasının önemine dikkat çekti.
Öğrenci kulüplerinin de gençlerin sosyal becerilerini geliştirmeleri, sorumluluk almaları ve ekip çalışması deneyimi kazanmaları açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Gönüllü, MAKÜ Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin de öğrencilere yönelik destek mekanizmalarından biri olduğunu ifade etti.
“Zorluklarla baş etmek öğrencileri güçlendirebilir”
Prof. Dr. Gökmen Arslan, psikolojik iyi oluş ve psikolojik sağlamlık kavramları üzerinden öğrencilerin üniversite yaşamındaki deneyimlerini değerlendirdi. Üniversiteye başlangıç döneminde uyum sorunları ve kaygıların yaşanabileceğini belirten Arslan, ailelerin her sorunu öğrencilerin yerine çözmek yerine onların kendi sorunlarıyla baş etmelerine destek olması gerektiğini söyledi.
Uyku düzeni, sağlıklı beslenme ve destekleyici arkadaşlık ilişkilerinin psikolojik iyi oluş açısından önemine değinen Arslan, üniversite yaşamının yalnızca akademik başarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Doç. Dr. Serap Özdemir Bişgin de üniversiteye başlayan gençlerin yeni çevre, arkadaşlık ilişkileri ve akademik sorumluluklara uyum sürecine dikkat çekerek, ailelerin bu süreçte sağlayacağı destek ve dayanışmanın önemini anlattı.
Programda ayrıca öğrencilerin karşılaşabileceği risklere değinilirken, şiddetin hiçbir türünün kabul edilemeyeceği ve ihtiyaç halinde öğrencilere hukuki, psikolojik, sosyal ve güvenlik alanlarında destek sağlanabileceği belirtildi.
Etkinlik, konuşmacıların değerlendirmelerinin ardından öğrenciler ve velilerin sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi. Programda, üniversiteye yeni başlayan gençlerin akademik yaşamın yanı sıra sosyal ve psikolojik açıdan da desteklenmesi, ailelerin ise değişen rollerine uyum sağlayarak gençlere bağımsızlık alanı tanımasının önemi öne çıktı.


